Akyaka,  Apart Otel,  Bugün,  Doğa,  Doğal Güzellikler,  Gökova Körfezi,  Nostalji,  Sedir Adası,  Seyahat,  Tarih Zaman Yolculuğu

Gezelim Görelim Tarihi ve Günü Yaşayalım

Sedir Adası (Kleopatra Plajı)

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ören (Tarihi Kalıntı) bölgesi ilan edilmiş Sedir Adası (Cedrea) koruma altındadır. (Tarihi Kalıntı) yerlerine giriş ücretlidir. Sedir Adası‘na girişte ücretlidir. Müzekart sahibi iseniz Ada’ya ücretsiz giriş yapabilirsiniz. Sedir Adası‘nda yerleşim yeri bulunmamaktadır.

Sedir Adası‘na ilk girişte Cleopatra Plajı ile karşılaşırsınız. Sahilde kumları görünce zaten ilk şaşkınlığınızı yaşarsınız. Kumların altın rengi güneş ışınları altında adeta parlamaktadır. Tabii deniz suyunun turkuaz renginin altın rengine eşlik ettiğini unutmayın. Bu eşsiz güzellikteki küçük kumsal tarih sayfalarında seferlere, aşk’lara konu olmuştur.

Tarih’in güzelller güzeli olarak anılan Mısır Kraliçesi Cleopatra, sevgilisi Roma İmparatorluğu’nun büyük komutanı Antonius ile aşklarını tazelemek, gözlerden ırak olmak için Sedir Adası‘na gelmişler. Uzun bir süre kalmışlar, ancak adanın çevresinde hiç kum yokmuş. Kraliçe Cleopatra sevgili Antonius‘a bu eksikliği söylemiş. Aşk bu ya, Antonius büyük bir jest yaparak 60 gemi ile Mısır Çölleri’nden kum getirerek sevgilisi Cleopatra‘nın isteğini yerine getirmiş. (Tabii gemilerin yelkenleri için rüzgar bedava, gemideki adamlar köle, Antonius sadece buyurmuş, bu gün yaşasaydı da buyursaydı!.) İşte büyük aşkın zaferi. Kraliçe Cleopatra Plajı‘na kavuşmuş. Tabii bu gerçekliği olmayan güzel bir hikaye. Kumsal o günden günümüze Cleopatra Plajı olarak bilinmektedir. Hatta Sedir Adası ismini bile aşarak Clepatra Adası olarakta tanınmaktadır.

Ancak hikayenin yanında gözle görülen bir gerçeklik bulunmaktadır. Sahilde kum’u elinize aldığınızda kum’ların tanelerinin hepsinin ayni boyda, yuvarlak ve altın sarısı renkte olduğunu görürsünüz. Ayrıca kimyasal reaksiyon göstermektedir. Kum’un yanıcı özelliği bulunmaktadır. Gerçekten her ne kadar Cleopatra ve Antonius hikayesi ile anılsa da, burada bulunan kum’un bir çok özelliği olan bir kum olduğu gerçektir. Bu yüzden çok sıkı koruma altındadır. Kumsalın her yerine uzanıp yatamazsınız. Kumsaldan ayrılırken mutlaka duş almalısınız. Kum tanelerinde arınmanız gerekiyor. Ada’dan ayrılırken yanınızda bir tek tane kum bile götüremezsiniz.

Sedir Adası Cleopatra Plajı ile anılsa da, plajın 200 metre yukarısında Cedre (latince sedir) Antik kenti bulunmaktadır. Ada adını Sedir ağacından almasına rağmen ada’da sedir ağacı göremezsiniz. Sedir ağacı tekne yapımında kullanılmakta idi, zaman içinde kesilerek tükendiğini düşünülmektedir. Tarihi kalıntıları gezmeyi sevmiyorsanız bile tarihte çeşitli medeniyetlere hizmet vermiş adanın, gerçek serüvenini bilmekte yarar var. Sedir Adası‘na ilk yerleşenler Dor‘lar dır. Greek, Pers, Helen, Roma ve Bizans imparatorlukları zamanında ada’da yaşam devam etmiştir. Ada’da yerleşimler ada’nın doğusunda küçük, yuvarlak tepenin üzerinde olmuştur. Düzgün kesme taşlarla örülmüş kuleler ve sur görülmektedir. Kuzey yamaçta bulunan Helenistik çağına ait anfi tiyatro bu güne kadar sağlam kalmış tarihi eserlerden biridir. Agora (şehir merkezi), Nekropol (mezarlık), Apollon kutsal alanı, Şehir surları, Su sarnıçları, Büyük ve Küçük Kilise, tarihi eserleri gezmenizi görmenizi öneririm. Tarih’te ki bu uzun bir süreyi, sizin kısa sürede yaşayacağınıza eminim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir